|
|
19 Mayıs 1919 Ulu Önder Atatürk' ün Samsun a ayak bastığı gün olarak tarihte yer alır.19 Mayıs Türkiye'nin ulusal bayramıdır.Mustafa Kemal Atatürk bu bayramı tüm Türk gençliğine armağan etmiştir.Her yılın 19 Mayıs günü Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı yurdumuzun her yanında yapılan spor gösterileri ve törenlerle kutlanmaktadır...
Ey büyük Ata'm,
Türk gençliği olarak hürriyetin, bağımsızlığın, egemenliğin, cumhuriyetin ve İnkılâplarının yılmaz bekçileriyiz.
Her zaman, her yerde, her durumda, Atatürk ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş uygarlığa geçmek için; bütün zorlukları yeneceğimize namus ve şeref sözü verir, kendimizi Büyük Türk Milletine adarız.
Ey büyük Ata'm,
Türk gençliği olarak hürriyetin, bağımsızlığın, egemenliğin, cumhuriyetin ve İnkılâplarının yılmaz bekçileriyiz.
Her zaman, her yerde, her durumda, Atatürk ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş uygarlığa geçmek için; bütün zorlukları yeneceğimize namus ve şeref sözü verir, kendimizi Büyük Türk Milletine adarız.
Türk Gençliği
19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı nız kutlu olsun...
Yazıyı paylaşmak için bu butonu kullanınız
Yazıya oy vermek için bu butunu kullanınız
01 AĞUSTOS 1914 tarihinde Almanların Ruslara savaş ilan etmei ile 1 nci Dünya savaşı başlamış ve 1918 yılına kadar tam 4 yıl sürmüştür. Osmanlı İmparatorluğu öncelikle bu savaşın dışında klamak istemesine karşın gelişen olaylar karşısında 24 EKİM 1914 savaşa iştirak etmek durumunda kalmıştır.
Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı imparatorluğu çanakkale savaşında ve kafkasyadaki başarılara rağmen suriyede hicazda suriyede ırakta kaybetmiş. Suriye cephesinin çöküşü ile osmanlı imparatorluğu yenilgiyi kabul ederek 30 EKİM 1918′de mondros mütarekesi şartlarını kabul etmiştir.
Bu şartlara göre; Osmanlı ordusu terhis edilmiş, silah ve mühimmatlar teslim edilmiş, Müttefik ve ermeni esirler serbest bırakılmış ve kafkasya cephesinde 1914 sınırına geri dönülmüştü, memleketin stratejik önemi olan tünel, demiryolları, boğazlar ittifak devletlerinin kontrolü altında geçmiş. Memleket düşman işgali altındaydı. Memleketimizin dört bir yanı işgal edilmiş ABD, İngilizler, Fransızlar, Ruslar, Ermeniler, Yunanlılar, memleketimizi parsellemiş ve pastadan her biri pay alma hesapları yapmışlardır. Yunan donanmasını izmire gönderilerek işgali ABD, fransız ve ingiliz hükümetlerinin ortak kararı ile olmuştur. Çünki hasta adamın artık kendini koruyacak gücü kalmamıştı. İşte bu sırada Son Osmanlı Padişahı Sultan Vahdettin Mustafa Kemal paşayı 9 uncu Ordu komutanı ve Anadolu Genel Müfettişi sıfatıyla Anadolu’ya göndermiştir. Bu seyahet KUVA-İ MİLLİYE hareketinin başlangıcı olmuştur. 19 mayıs 1919 tarihi örgütlenme ve uyanış hareketinin başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Yok olmak üzere olan bir milletin uyanışı, istiklal mücadelesi ve varoluş savaşının startının verildiği ve osmanlı imparatorluğunun yeniden kendi içinden kuvai milliye hareketini doğurarark istiklal harbini başlatması ve hürriyetine kavuşmasının ilk kıvılcımının atıldığı tarihtir. Bunun için 19 MAYIS 1919 tarihi Türk Milleti için önemlidir.
Bu kuvai milliye hareketi içinde Mustafa Kemal Atatürk,Fevzi Çakmak, İsmet İnönü, Kazım Karabekir gibi türk tarihinin unutulmaz simaları ve isimsiz kahramanları bu milletin varoluş mücadelesi içerisinde üzerine düşen vazifeyi top yekün yaparak İstiklaline kavuşmuş ve yeni oluşum sonucunda genç Türkiyeyi kurmuşlardır.
Musatfa kemal Atatürk ve arkadaşları Ulus devleti anlayışı içerisinde kurmuş oldukları bu devleti günümüzde o yıllarda da olduğu gibi bazı gruplar ile dış mihraklar birlikte hareket ederek fırsatlardan yaralanıp Türkiye Cumhuriyetine saldırmaktadırlar.
Mustafa Kemalk Atatürk diyorki ; ” Benim naciz bedenim elbet bir gün toprak olacaktır. Ancak Türkiye cumhuriyeti İlelebet Payidar kalacaktır. ” Atamızın Bu sözünü unutmamalıyız.
Biz bir 19 MAYIS 1919 yaşadık. Millet olarak savaşlarda acılar yaşadık, ölümler gördük, esaretin eşiğinden döndük ve bu cumhuriyeti kurduk. Bu acılar yaşarken bize aç kurtlar gibi saldıran kadın çoluk çocuk demenden öldüren, binlerce km ötelerden gelerek meeleketimizi işgal eden devletler ve o gün Osmanlıya ihanet eden bizi arkamızdan vuran ermeniler bugün kendi yaptıkalrı vahşeti unutarak bizleri katliamlarla suçlamaktadırlar.
Birinci dünya savaşı sonrası işgal altındaki osmanlı tarihinde Yıl 1919 çok önemli bir tarihtir. O tarihe osmanlı işgal altında ve kendini işgal eden devletlere karşı mücadele vermiş diğer taraftan iç isyanlar çıkararak elini zayıflatan içerden düşmanlarla iş birliği halinde olan ermenilerle mücadele etmiştir ve savaşmıştır. Doguda Ruslar ve iş birlikçisi Ermenilerle güneyde Fransızlarla batı da Yunan ve İngilizlerle savaşlar vererek ve düşmanları değişik cepheleren ve memleketimizden püskürterek yeni genç Türkiyenin kuruluş imzasının atıldığı tarihtir. Bunun için önemlidir.
Başka 19 mayıslar yaşamamak ama önemini de unutmamak için 19 mayıs tarihini kutlamalıyız. Yüce Türk Milleti olarak hepimize birlik ve beraberlik ve milli duygularla istiklalimizin kutlu olması dileği ile ve de esaret ten uzak hür, demokratik bir yapı içinde Toplum hayatı diliyorum.
Yazıyı paylaşmak için bu butonu kullanınız
Yazıya oy vermek için bu butunu kullanınız
Büyük yasak 19 Mayıs'da devreye girecek. Peki nerelerde yasak, nerelerde serbest olacak?
19 Mayıs'tan itibaren kamu hizmet binaları, koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, ticaret, sosyal, kültürel, spor ve eğlence yerlerinin kapalı alanlarında sigara içilemeyecek.
19 Mayıs'da hayatımız değişecek, dumansız günler başlayacak. Yasak nerelerde uygulanacak diyorsanız, sıralayalım;
-ULAŞIM: Kara, demir, deniz ve hava yolu ile taksiler dahil olmak üzere tüm toplu taşıma araçlarında sigara yasak.
-EĞİTİM: Okul öncesi eğitim kurumları, dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı ve açık alanlarında sigara yasak...
-STATTA SINIRLI ALAN: Statlarda sigara içilmesine de sınırlama getirilecek. Buna göre, sigara içilebilecek bölümler, statların açık alanlarında olacak. Açık havadaki her türlü spor, kültür, sanat ve eğlence faaliyetlerinin yapıldığı yerler ile bunların seyir yerlerinde ise tütün ürünleri kullanılamayacak. Ancak, bu tesislerde tütün ürünlerinin tüketilmesine mahsus alanlar oluşturulacak.
-SERBEST ALANLAR: Yaşlı bakım evlerinde, ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde, cezaevlerinde, şehirlerarası ve uluslararası güzergahlarda yolcu taşıyan deniz yolu araçlarının güvertelerinde sigara serbest olacak. Turistik otellerde ise sigara içenlere özel odalar yapılacak.
-BİR YIL SERBEST OLAN YERLER: Lokanta, kahvehane ve kafeterya gibi yerler için yasaklar ise 19 Temmuz 2009'da yürürlüğe girecek. REKLAM YASAK: Tütün ürünlerinin ve üretici firmaların isim, marka veya alametleri kullanılarak her ne suretle olursa olsun reklam ve tanıtım yapılamayacak. Bu ürünlerin kullanılmasını özendiren veya teşvik eden kampanyalar düzenlenemeyecek.
Tütün ürünleri üreten ve pazarlamasını yapan firmalar, her ne suretle olursa olsun hiçbir etkinliğe isimlerini, amblemlerini veya ürünlerinin marka ya da işaretlerini kullanarak sponsorluk yapamayacak.
DİZİ YASAĞI: Televizyonda yayınlanan programlarda filmlerde, dizilerde, müzik kliplerinde reklam ve tanıtım filmlerinde tütün ürünleri kullanılamayacak, görüntülerine yer verilemeyecek. Ancak, tarihi belge niteliğindeki görüntüler için bu yasak geçerli olmayacak.
CEZALAR: Yasak bulunan yerlerde sigara içenlere 50 YTL, sigara izmariti ve paketini yere atana ise 20 YTL ceza verilecek.
Tütün yasağı olan açık ve kapalı alanlarla spor, kültür, sanat ve eğlence yerlerinde sigara içenlere para cezası ilgili idari birim amirinin yetkili kıldığı kamu görevlilerince verilecek.
Sigara yasağının uygulanması ve tedbir alınmasıyla ilgili yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletmeler önce yazılı olarak uyarılacak. Bu uyarıya rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere belediye sınırları içinde belediye encümeni, belediye sınırları dışında ise mahalli mülki amir tarafından 500 YTL ile 5 bin YTL arasında ceza verilebilecek.
Yazıyı paylaşmak için bu butonu kullanınız
Yazıya oy vermek için bu butunu kullanınız
Gün geçmiyor ki gençler üzerine yeni bir araştırma yapılmasın. Dur yav, bu çok klasik bir başlangıç oldu. Neyse,başladık bir kere.Devam edelim bari.
Ankara Genç İşadamları Derneği 18-30 yaş arasında 1694 gencin katıldığı bir anket yapmış. Bu anketin sonucunda gençlerin eğilimlerini koymuşlar ortaya. Anket için ne kadar masraf yapmışlardır bilimyorum ama gelip bana sorsalardı 5% hata payıyla kendilerine sonuçları verirdim. Gerçi 2%'lik kesimin Deniz Baykal'ı kendine örnek almasına şaşırmadım değil. Demek ki astığım astık,kestiğim kestik tavırlarıyla Baykal da kendine ufaktan bir kitle yaratmayı başardı en sonunda. Polat Alemdar'ı örnek alan Baykal'ı niye almasın ki?
Anayı-babayı geçin, gençler en çok Rahmi Koç, Acun Ilıcalı ve dındırıdındırıdındırıdındırıdındırıdındırıdındındın (cendere melodisi efendim) Polat Alemdar'ı örnek alıyorlarmış.
Yani gençler ne diyor? Dostum, ben adamı paramla döverim, keyfime bakar ortamlara akarım, yetmez bir de racon keserim.
Acun'un popülaritesini yeni yarışmasından ziyade Acun firarda programına bağlı olduğunu düşünüyorum. Acun o günden beri kolay ve keyifli para kazanmanın sembolü oldu. Misal; "Abi adam hem dünyayı geziyor, bahanesiyle hatunları götürüyor, bir de üstüne dünyanın parasını alıyor. Ben böyle adaletin ....." (noktalı bıraktığım kısım çok ayıp kelimlerden oluşuyor) Ehh şimdi de adam "açalım kutunu", "kutumda büyük hissediyorum" diye diye parayı hamuduyla götürüyor. Gerçi asla emeğine saygısızlık etmek istemem. Adamın başarılı olduğunu düşünüyorum. Ama gençlerin kendisini örnek olarak görmesinin sebebi de budur.
Polat Alemdar ise mevzuda geri vites yapmayan gençliğimizin idolüdür. Her delikanlının içinde bir yerlerde bir kahraman yatar. Bu devrin kahramanı da Polat Alemdar olmuş. Gizemli işler çeviriyor,asıyor,kesiyor,Sharon bacıyı da öptü. Daha ne olsun anasını satayım.
Rahmi Koç ise zaten paranın,gücün sembolü. Adam bir de dünya turuna falan çıktı. Maceraperest, özgür burjuva karizmasını da yaptı. Tamamdır işte. Tek avantajı Sakıp Sabancı'nın yaşamaması. Yoksa bir kasa limon satıp iki kasa limon satın alan Sakıp Sabancı bence Rahmi Koç'u geçerdi.
Anketin diğer kısımlarında fazla ilginç bir kısım yok. TSK gene en güvenilir kurum olurken, bir kısım da dini kurumları seçmiş.
Gençlerin çoğunluğunun AB'ye girmeye karşıyken, ezici çoğunlukla yurt dışında yaşamayı istemesini ise ironik buluyorum. Gençliğin kafa karışıklığına veriyorum. Verdim,gitti. Gençlerin spor yapmaması ve okumaması da yeni bir durum değil.
Gençlerin çoğunluğunun kendini muhafazakar-milliyetçi-liberal olarak tanımlaması da sürpriz değil. Türkiye gerçeği bu zaten. Aslında ben bu muhafazakar-liberal tanımlamasına takığım ama konumuz bu değil. Karıştırmayalım şimdi.
Neyse,buymuş gençliğimiz. Yakında nasıl olsa yeni bir anket daha yapılır,bakarız gençlerimiz ne kadar değişmiş diye. O zamana kadar artık elimizdeki bu kolay para kazanmaya hevesli, racon kesme meraklısı gençlikle idare edeceğiz.
Yazıyı paylaşmak için bu butonu kullanınız
Yazıya oy vermek için bu butunu kullanınız
Pers imparatorunun baş veziri Buzur Mehir tarafından 1400 yıl önce tasarlanan tavla oyunu; dünyanın en popüler oyunlarından biridir. Zaman kavramından alınan ilhamla tasarlanan oyunun zamana böylesine direnmesi son derece etkileyici. Senenin birliği olarak tavla bir tanedir. 4 köşesi 4 mevsimi, tavlanın içindeki karşılıklı 6'sar hane 12 ayı, pulların toplamı ayin 30 gününü ,siyah-beyaz pullar gece ve gündüzü, karşılıklı 12'ser hane günün 24 saatini simgeler..
Eski zamanlarda Hint İmparatoru, satranç oyununu Pers imparatoruna, yanında bir mektup ile hediye olarak göndermiştir. Mektubunda oyunla ilgili hiç bir açıklama yapmazken şöyle bir mesaj yazmıştır.
Pers imparatoruna; Kim daha çok düşünüyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi görüyorsa O kazanır. İşte hayat budur...
Pers İmparatoru donemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile bu mesajı paylaşarak, ondan oyunu çözmesi ve kendisinin de karşılık olarak Hint İmparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini ister. Vezir haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her tas hareketini ve oyunu çözer daha sonra da on günde tavlayı icat eder ve imparatora sunar. Hint İmparatoruna tavla oyunuyla birlikte gönderilmek üzere şöyle bir mesaj hazırlanır.
Hint imparatoruna; Evet, Kim daha çok düşünüyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi görüyorsa O kazanır.
Ama biraz da şanstır!
İşte hayat budur...
Yazıyı paylaşmak için bu butonu kullanınız
Yazıya oy vermek için bu butunu kullanınız
Site EkleSite Ekle Link ArsiviDiyetBacklink arabam Site Eklesite ekle link ekle ankara nakliyatankara nakliyatankara nakliyat Ekle"TRsites.NETKaliste.NETToplist Estetik Technorati ProfileSite Ekle "ToplistSite Ekle Link Ekle Url sitelerSite Ekle Link Arsivi Jital.com
    
|
|
|